Abdullah Tivnikli Vakfı sponsorluğunda yürütülen ve Türkiye’nin toplumsal yapısını veri temelli bir yaklaşımla ele alan kapsamlı araştırma çalışması kamuoyuyla paylaşılmıştır.
Türkiye Genel Sosyal Saha Araştırması (TGSS) 2024 verileri esas alınarak hazırlanan bu çalışma; inanç ve dindarlık başta olmak üzere aile yapısı, ekonomi, siyaset, sosyal hayat ve spor gibi pek çok alanda toplumun eğilimlerini bütüncül bir bakış açısıyla ortaya koymaktadır. Araştırma sonuçları, Türkiye’de inancın güçlü bir şekilde varlığını sürdürdüğünü, buna karşın toplumsal davranış ve tercihlerde farklılaşmaların gözlemlendiğini göstermektedir.
Elde edilen bulgulara göre toplumun büyük çoğunluğu Allah’a inandığını ifade etmekte ve bu inancı hayatında önemli bir yere konumlandırmaktadır. Bununla birlikte bireylerin ibadet alışkanlıkları, kendilerini tanımlama biçimleri ve gündelik hayat pratikleri daha çeşitlenmiş bir görünüm arz etmektedir. Araştırma, inanç ile pratik arasındaki ilişkinin tek boyutlu olmadığını; yaş, eğitim, şehirleşme ve sosyo-ekonomik faktörlere bağlı olarak farklılaşabildiğini ortaya koymaktadır.
Çalışma ayrıca aile yapısındaki dönüşüm, ekonomik beklentiler, siyasal eğilimler ve toplumsal güven gibi alanlarda da dikkat çekici veriler sunmaktadır. Bu yönüyle araştırma, Türkiye’de sosyal hayatın farklı katmanlarını birlikte değerlendirme imkânı sağlayarak karar alıcılar, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşları için önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır.
Öte yandan, söz konusu çalışmanın devamı niteliğinde planlanan TGSS 2026 araştırma süreci de yine Abdullah Tivnikli Vakfı desteğiyle başlatılmıştır. Bu sayede farklı yıllara ait verilerin karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi mümkün hale gelmiş; başta inanç ve dindarlık olmak üzere aile, ekonomi, siyaset ve toplumsal değerler alanında zaman içerisindeki değişim ve sürekliliğin izlenebileceği güçlü bir veri zemini oluşturulmuştur.
Abdullah Tivnikli Vakfı tarafından, ülkemizin sosyal yapısını anlamaya yönelik veri temelli çalışmaların desteklenmesi öncelikli alanlar arasında değerlendirilmektedir. Bu kapsamda desteklenen söz konusu çalışma, akademik çevreler ve kamuoyu için önemli bir referans kaynağı niteliği taşımaktadır.
Toplumsal dönüşümün sağlıklı bir şekilde analiz edilebilmesi, geleceğe yönelik stratejik adımların doğru şekilde belirlenmesi açısından önem arz etmektedir. Bu doğrultuda, insanı merkeze alan, değer odaklı ve ilmî temellere dayanan çalışmaların desteklenmesine devam edilecektir.
Kitabı incelemek için tıklayınız.
